Sahne siz misiniz ?
Bazen bir cümle hayatın tüm yönünü muhteşem şekilde değiştirmiyor belki ama o yöne açılan kapıları aralayabiliyor.
İşte bende tam burada mikrofonun başında ,
o kapıları açtırabilecek cümleleri ulaştırmaya çalışacağım sana.
Sende sesin açtığı kapılardan yürümeyi seviyorsan,
her Pazar günün ilk ışıklarıyla;
Seyehat hikayelerimi,
Keşfetmeyi , içsel kendi benliğini ve dış dünyayı ,
Harekete geçirici alıntıları ,
Oyun oynamayı kendinle ,düşüncelerinle ve hayatla.
Metaforları...
Kendi deneyimlerimin süzgeçlerinden geçirerek seninle paylaşıyor olacağım.
Sevgili Dinleyici :
Sahne siz misiniz ?
Episodes

Feb 21, 2026
Feb 21, 2026
20 min
Yavaşlamak tembellik değil.
Kaçmak hiç değil.
Anlamak için durmak,
duymak için susmak,
hissetmek için aceleyi bırakmak.
Bu bölümde “yetişememe” hissini konuşuyorum.
Çok yapmanın değil, temas etmenin değerini.
Belki de mesele daha fazla şey yapmak değil,
yaptığın şeyin içinde gerçekten olmak

Feb 15, 2026
Feb 15, 2026
26 min
Devam etmek üzerine.
Motivasyon yokken, netlik yokken, hatta bazen anlam bile bulanıkken… yine de küçük bir adım atmak.
Düşünmeye devam etmek.
Üretmeye devam etmek.
Kendine rağmen değil, kendinle birlikte devam etmek.
Eğer şu an hayatında büyük bir şey olmuyorsa ama yine de bırakmıyorsan…
belki de zaten en önemli şeyi yapıyorsundur.
Devam etmek.

Feb 8, 2026
Feb 8, 2026
20 min
Doğduğumuz yer hayatımızın sınırlarını mı çizer, yoksa sadece sıfır noktası mıdır?
Bu bölümde farklı ülkelerden , coğrafyalardan tanıştığım gerçek hikâyeler ve kendi yolculuğum üzerinden şunu sorguluyoruz:
Gerçekten coğrafya kader olabilir mi ?

Feb 1, 2026
Feb 1, 2026
16 min
Sıfır noktası bir son mu, yoksa en saf başlangıç mı?
Zihin sustuğunda, beklentiler düştüğünde ve “olmam gereken kişi” çöktüğünde ne kalır?
Cevaplardan çok soruların kıymetli olduğu bir alan burası.
Eğer sen de hayatında “boşlukta” hissettiğin bir eşikten geçiyorsan, bu bölüm seninle konuşabilir.

Jan 25, 2026
Jan 25, 2026
16 min
En temel ihtiyaçlarımızdan ikisine yakından bakıyorum: Anlaşılmak ve Ait hissetmek. Neden bazen kalabalıkların içinde bile yalnız hissediyoruz?
Gerçekten anlaşılmak ne demek, ve bu duygu neden bu kadar iyileştirici?
Kendimiz olabildiğimiz, yargılanmadığımız ve buradayım diyebildiğimiz alanların peşine düşüyoruz. Bu bölüm, kendini eksik, yabancı ya da görünmez hisseden herkese küçük bir perde arkası.

Jan 18, 2026
Jan 18, 2026
14 min
Kaybolmak bazen yönsüzlük değil,
ilk kez kendine doğru yürümektir.
Bildik haritalar işe yaramadığında,
insan kendi pusulasını duymaya başlar.
Bu bölümde kaybolmayı bir hata gibi değil,
bir eşik gibi ele alıyorum.
Geçmek isteyenler için.

Jan 11, 2026
Jan 11, 2026
13 min
Her hikâye tamamlanmak zorunda değil.
Yarım bırakılanlar bizi ne eksik kılar ne de daha az değerli.
Bazı hikâyeler sadece olduğu yerde kalır; biz yolumuza devam ederiz.
Bu bölüm, bitmeyenlere değil, devam edebilenlere dair.

Jan 4, 2026
Jan 4, 2026
15 min
Bu bölümde “iyi hissetmeye zorlanmak”tan değil, hangi duygu durumunda kalmayı seçtiğimizi fark etmekten bahsediyorum.
Kaçtığımız duygularla, yapıştıklarımızla ve “ben buyum” diye sahiplendiklerimizle.
Belki de mesele duyguları bastırmak değil;
onlara kapılmadan, onlarla özdeşleşmeden orada kalabilmeyi öğrenmek.

Dec 28, 2025
Dec 28, 2025
14 min
Başlamak çoğu zaman bilgi eksikliğinden değil, içimizde büyüttüğümüz yüklerden zor.
Mükemmel zamanı beklemekten, hazır hissetmemekten.
Korkuyla, ertelemeyle, kararsızlıkla birlikte başlamanın mümkün olup olmadığını sorguluyoruz.
Belki bu bölüm sana “hadi yap” demez.
Ama belki, zaten içinden geçen o küçük adımı biraz daha görünür kılar.

Dec 21, 2025
Dec 21, 2025
15 min
Bazı şeyleri sevmekle, onlara tutunmak arasındaki çizgi çok ince.
Çoğu zaman buna bağlılık diyoruz ama aslında bu bir kontrol ihtiyacı.
Bu bölümde şunu sorguluyorum:
Sahiplenmeyi bırakmak vazgeçmek değil.
Sevgiye alan açmak.
Bu bir çözüm anlatısı değil.
Bir fark ediş, bir durak, bir iç konuşma.
Dinlerken kendinle kalmana izin ver.